Yeni baslayanlar icin Cantr

Turk oyuncularin bulusabilecegi, karakter disi tartisma forumu

Moderators: Players Department, Public Relations Department, Players Department Trainee

User avatar
yigit
Posts: 76
Joined: Thu Nov 18, 2004 9:27 am
Location: Ankara

Yeni baslayanlar icin Cantr

Postby yigit » Fri Oct 27, 2006 10:20 am

Forumumuzda yeni başlayanlar için hiç yardım yoktu şimdiye kadar. Wiki'yi çevirmeye başladık biliyorsunuz, ama yeni başlayan bir oyuncunun forumu wiki'den önce keşfedeceğini düşünüyorum.

Ana Kural'ı wiki'den direk aldım, Neva'nın çevirisi. Ekleyeceğim diğer maddeler forumda belli aralıklarla gündeme gelen, yeni başlayanlara anlattığımız, anlatmak istediğimiz şeyler.

Deneyimli arkadaşlardan birşeyler eklemek isteyen olursa buyursun tabi. Sonra da bu mesajı yapışkan yapalım, en tepede dursun.

Yeni başlayan arkadaşlar, oyuna hoşgeldiniz. Aşağıda, genellikle başlangıçta yapılan bazı hatalardan uzak durmanızı sağlayabilecek, zor duruma düşmenizi engelleyebilecek bazı bilgiler derledik. Buyrun okuyun.

Bu derlemenin, "Cantr'ın kuralları" gibi iddialı bir başlığı olmadığını da hatırlatalım. Bizimki yalnızca deneyimli oyunculardan yeni başlayanlara, yol gösterme amaçlı birkaç öneri.
Last edited by yigit on Fri Oct 27, 2006 10:34 am, edited 1 time in total.
User avatar
yigit
Posts: 76
Joined: Thu Nov 18, 2004 9:27 am
Location: Ankara

Postby yigit » Fri Oct 27, 2006 10:25 am

Ana Kural

Cantr II karakterleri arasındaki ilişkileri düzenleyen bir temel kural vardır.

Her oyuncu birden fazla karakter yaratabilir, fakat bu karakterler birbirlerinden tamamen ayrı ve bağımsız olmak ZORUNDADIR. Bu kurala binaen oyunda başka yaptırımlar da ortaya çıkmaktadır:

Karakterleriniz yaratıldıkları andan itibaren bir aile, bir klan, bir örgüt, bir ordu, bir şirket veya o tarz bir grup, hatta arkadaş dahi değildirler. Hepsinin ayrı ilgi alanları ve hedefleri olmalıdır. Birbirleri ile karşılaşıp tanışıncaya kadar birbirlerini tanıyormuş gibi davranmamalılardır. Eğer iki karakteriniz iletişim içerisinde ise bile, ikisi de kendi amaçları ve işleri ile ilgilenmeli; diğer karakter başka bir oyuncunun karakteri imiş gibi davranmalıdır. Karakterlerinizi bir aile olarak tanıtmak, bütün karakterlerinizi bir araya toplayıp bir ordu oluşturmak veya bir karakterinizi mütemadiyen bir başka karakterinize bir şeyler üretmesi için kullanmak (bir eşek karakter yaratmak) gibi eylemlerin tümü, ana kuralın ihlali anlamına gelmektedir.

Karakterleriniz, diğer karakterlerinizin gördüklerini yahut yaptıklarını otomatik olarak bilmemektedirler. Diyelim bir şehirde bir karakteriniz var, bu karakter başka bir şehirdeki yöneticinin yönetimden alınıp devrim yapıldığından ve demokratik bir sisteme geçildiğinden, o şehirden bir karakterin gelip haber vermesi olasılığı dışında haberdar değildir, demokratik sisteme geçen şehirde bir karakterinizin olması, başka bir şehirdeki bir karakterinizin bundan haberdar olması anlamına gelmez. Haberi gelmeden, başka bir şehirde meydana gelen bir olay hakkında tartışmak Ana Kural' ın ihlalidir.

Aynı şekilde, şehirlerarası organizasyonlar da, bir takım organizasyon üyesinin bir şehirden başka bir şehre seyahat etmesi sonucu var olabilirler. ABC şirketi bir karakterin başka bir şehre gidip orada şirketin ofisini açması halinde ikinci şehre şube açabilir. Organizasyonlar kendi karakterleriniz arasında yahut çevirimdışı iken sahip olduğunuz Cantr oyuncusu arkadaşlarla aranızda yaratılamaz.

Cantr oynayan arkadaşlarınızla oyun haricinde de organizasyon konularını konuşmaktan uzak durmalısınız. Bunu yakalamak güç olabilir, ama bu Cantr oynayan diğer oyunculara karşı haksız bir avantaj sağlamanıza neden olacağından hile anlamına gelmektedir.

Oyuncu Departmanı Ana Kural' ın yorumlanması hususunda yardım için oluşturulmuştur. Yapmakta olduğunuzun bir kural ihlali olup olmadığından emin değilseniz, öncelikle sorun! Eğer bir başkasının kural ihlali yaptığını düşünüyorsanız, Oyuncu Departmanı' ndan bunu incelemesini isteyebilirsiniz.Oyuncu Departmanı'na players@cantr.net adresinden veya Oyuncu Departmanı sayfasındaki linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Tüm bunlar her ne kadar Ana Kural' ın tüm inceliklerini açıklamaya yetmeyecek olsa da, bir kısım yönergeler, Oyuncu Departmanı' na kural ihlalleri hususunda yardımcı olacaktır:

    Birden fazla karakterinizin aynı organizasyonda bulunaması yasaktır.
    İkiden fazla karakterinizin bir aynı şehirde bulunması yasaktır.
    Karakter Dışı arkadaşlarınızdan Karakter İçi bir konuda yardım istemeniz ve böylesi bir yardım için ivedilikle Cantr' a girmesini istemeniz yasaktır.
    Birden fazla karakterinizle aynı anda başka bir karaktere saldırmanız yasaktır.
    Haritalar veya benzeri Oyun İçi bilgileri Karakter Dışı anlamında paylaşmanız (kendi sitenizde yayınlamanız vs.) yasaktır.


Bu kurallar basit yönergeler olarak kullanılsalar da, Ana Kural' ın yerine geçmeleri söz konusu değildir. Yönergeler, Rol Oynama ile ilgili Ana Kural' ın anlaşılması için ipuçlarıdır yalnızca. Karakterlerinizi canlandırırken, onların tenlerinin altında olduğunuzu varsayın ve onların perspektifinden bakın. Karakterlerinizin hareketlerinin hiç biri sizin bir oyuncu olarak diğer şehirler ve bölgeler, oyunun tarihsel durumu ile ilgili bilgilerinizi yahut Karakter Dışı tanıdıklarınızla olan iletişiminizi temel almamalıdır. Karakterinizi onun Oyun İçi deneyimlerine göre canlandırın ve onu Oyun İçi kişilik ve ilgilerine göre ele alın. Kendi karakteriniz ve tamamı ile yabancı başka bir oyuncunun karakteri arasındaki münasebet ile kendi yarattığınız iki karakter arasındaki ya da kendi yarattığınız bir karakter ile Krakter Dışı bir arkadaşınızın yarattığı karakter arasındaki münasebet arasında bir fark olmamalıdır.
User avatar
yigit
Posts: 76
Joined: Thu Nov 18, 2004 9:27 am
Location: Ankara

Postby yigit » Fri Oct 27, 2006 10:26 am

Dört Gün Kuralı

Ana Kural' ın bir parçası olarak, oyun içi gelişmelerle ilgili olarak forumda veya chat kanalında -veya herhangi bir başka yerde- gelişmenin üzerinden dört gün geçmeden önce konuşmanız yasaktır. Bu gelmekte olan saldırılar veya heyecan verici gelişmeler hususundaki bilgileri oyuncuların oyundaki karakterlerden, habercilerden öğrenmelerini yahut karakterlerinin bizzat yaşamalarını sağlamaktır. Çok önemli gelişmeler için, süre dört günden de uzun tutulur.
User avatar
yigit
Posts: 76
Joined: Thu Nov 18, 2004 9:27 am
Location: Ankara

Postby yigit » Fri Oct 27, 2006 10:27 am

Altıncı his

Karakterlerinizin, diğer karakterlerinizin duyup bildiklerini "içime kötü bir his doğuyor", "rüyamda gördüm" şeklinde bilmeleri, Ana Kural'ın (kusura bakmayın, ama pek yaratıcı da olmayan) bir ihlalidir.

Bir şehirde bir karakteriniz varsa, bir diğeri de o şehre doğru gitmekteyse, şehre korsanlar saldırdığında yoldaki karakterinizi "ay içime bir hisler doğuyor, hayra alamet değil, geri döneyim bari" diyerek, ya da benzer bir nedenle geri döndürmeniz uygun değildir. Yoldaki karakterin korsan saldırısından haberi yoktur, bu şekilde oynanmalıdır.

Cantr'da medyum karakter yoktur.
User avatar
yigit
Posts: 76
Joined: Thu Nov 18, 2004 9:27 am
Location: Ankara

Postby yigit » Fri Oct 27, 2006 10:30 am

Oyun Dışı / Oyun İçi

Cantr dünyası bizim dünyamızdan farklı bir yer. Karakterlerimizin, bizim bildiğimiz şeyleri bilmesi, Ana Kurala aykırı: Onlar sadece kendi görüp duyduklarını biliyorlar.

Bunun istisnası Wiki. Wikide yazan (özellikle teknik) bilgileri karakterlerimizin bildiği varsayılıyor. Yani bir karakter doğar doğmaz bile basit bir çekiç yapmak isterse oduna ve taşa gereksinimi olacağını bilebilir. (Eskiden böyle değildi. Wiki'den önce, karakterlerin her şeyi, çekiç yapmayı bile oyun içinde öğrenmesi gerkiyordu).

Ama yine de Cantr'da Michael Jackson, Coca Cola, Fenerbahçe, Cem Yılmaz ve Dünya Kupası yok. Kendi dünyamızdaki şeyleri Cantr'a taşımak, ana kural ihlali. Örneğin, karakteriniz, dünya başkentlerinin bir listesini, ya da son aldığınız albümün şarkı sözlerini yanında taşımamalı. Karakteriniz "ben hiphopçuyum" dememeli, Cantr'da hiphop yok. Eğer siz Cantr'da bir hiphop akımı yaratmak isterseniz, bunu yapmakta elbette özgürsünüz, mümkünse adı başka birşey olmalı.

Bunun bir uzantısı olarak, aslında Cantr'da "Türk", "İngilizce", "İsveç" diye sözcükler de olmamalı. Ancak bu konu oyun kurallarında kesin olarak belirtilmiyor, oyuncular ve oyun yönetimi de bu konuda esnek. Biz Türk oyuncular olarak şimdiye kadar bu konuda örnek bir davranış sergiledik, oyundaki dilimizin adı "Türkçe" değil. (Ne olduğunu bilmiyorsanız, bir kontrol etmenizde yarar var. ;))
User avatar
yigit
Posts: 76
Joined: Thu Nov 18, 2004 9:27 am
Location: Ankara

Postby yigit » Fri Oct 27, 2006 10:40 am

İfadeler (emote'lar)

Karakterlerimizin hareketlerini Cantr'da iki yıldız arasına koyarak gösteriyoruz.

*göz kırpar* E, ben de eski kuşak sayılırım, değil mi?
ya da
*oturur, ayaklarına masaj yapmaya başlar* Yol uzun sürdü bu sefer.
gibi. Yıldızlar arasındaki kısımları karakterimizin "yaptığı" düşünülüyor. (YIldızlar dışındaki herşeyi karakterimiz söylemiş sayılır).

Bu ifadeler konusunda dikkat etmemiz gereken şeyler var:
    Her zaman değil, arada sırada, yeri gelince kullanılırsa daha güzel oluyorlar. Çok uzun uzun değil, kısa olurlarsa daha güzel oluyorlar.

    İfadelerde, yalnızca orada bulunan diğer karakterlerin görebileceği şeyler yazılmalı:
    *artık buralardan gitmek lazım diye düşünür, göreceği güzel günleri düşünerek uyuyakalır*
    yazmak uygun olmuyor, çünkü aslında diğer karakterlerin sizin ne düşündüğünüzü görmesi mümkün değil. Yalnızca diğer karakterler tarafından gözlemlenebilecek şeyleri yazıp, gerisini söylemek gerek, örneğin:
    *iç çeker* Artık buralardan da gitmek gerek, değil mi? *ağacın dibine yatar, kolunu yastık yapar* Güzel günler göreceğim, bundan eminim, çok güzel günler göreceğim...

    İfadeler, nesnel olmalı, gözlemciden bağımsız olmalı
    *sesini titreterek herkesi duygulandırır* Beni unutmadınız, değil mi ablacığım? Unutmadınız beni?
    Yanlış. Belki benim karakterim o kadar taş kalpli ki, asla duygulanmaz? Belki sesini titreten arkadaşın şarlatanın teki olduğunu düşünüyor? Bu da şöyle olmalı:
    *sesini acıklı şekilde titretir* Beni unutmadınız, değil mi ablacığım? Unutmadınız beni?

Basit ve öz şekilde kullanılınca ifadeler oyuna akıcılık kazandırıyor.

İfadelerde özgürlük sınırı

İfadeler oyun mekaniğine dahil olmadığından, kötüye kullanılmaları çok kolay.

"Oo, n'aber Mehmet? *ensesine şaplak atar* N'assın?"

Ne oldu? Mehmet'in ensesine inen şaplaktan kaçmaya hiç fırsatı olmadı. Oysa belki Mehmet kendini oldukça atik bir karakter olarak görüyor, şaplağı atan karakterle de samimi bir ilişkisi yok. Daha kötüsü de olabilirdi:

"Mehmet, gözü kör olmayasıca. *iki parmağını hızla Mehmet'in gözlerine sokar, göz kürelerini çıkarır, yere atıp ayağıyla ezer* Olasıca."

Evet, bunu yazmanız da oyun mekaniği tarafından engellenmiyor. Ama ne mutlu bize ki, ifadeleri böyle sorumsuzca kullanmıyoruz. Bu konuda sağduyuyla hareket ediyoruz ki oyun herkes için zevkli kalsın.

Olanaklı olmayan ifadeler kullanmıyoruz:
*dokuma tezgahından bir ısırık alır, çiğneyip yutar* Canavar gibiyim ben.
*birden sıçrayarak otuz metre yükselir* Aa, yan adada düğün var.


Diğer karakterleri kullanan ve normalde büyük olasılıkla engellenecek ifadeler kullanmıyoruz:
*yanağından makas alır, sonra hızla yaklaşıp kulak memesini yalar* Hmm kulak.
*genç adama çelme takıp yere yatırır, at gibi üzerine biner* Madem o hipopotamı öldürdün yumrukla, artık sana bineceğim.
Last edited by yigit on Mon Feb 19, 2007 9:38 am, edited 1 time in total.
User avatar
yigit
Posts: 76
Joined: Thu Nov 18, 2004 9:27 am
Location: Ankara

Postby yigit » Fri Oct 27, 2006 10:43 am

Diller

Karakterlerimiz, yalnızca anadillerini konuşurlar, başka da yabancı dil bilmezler. Yani siz (oyuncu) İngilizce, Almanca ya da başka bir dil biliyor olsanız da, karakteriniz bunları kullanamaz.

Ancak karakterlerinizin oyun içinde yabancılarla uzun süre birlikte yaşayıp, konuşarak, okuyup yazarak, sözlükler hazırlayarak yabancı dil öğrenmelerine bir engel yok. Bunu yapan birçok karakter de var. Birçok yabancı dil öğrenen karakterler bile var. Ama bunun mutlaka oyun içinde yapılması gerekiyor, zaman vererek.

Yeni başlayanların kafasını karıştıran üçüncü bir durum, yabancılarla konuşurken emote'ları, yani duygu ifadelerini ingilizce kullanabilmemiz, hatta bunun tavsiye edilmesi. Örneğin, Türkçe konuşmayan bir karaktere karşı
*suratına tükürür* Gün yüzü göremeden öl, köpek!
yerine
*spits on his face* Gün yüzü göremeden öl, köpek!
dememiz daha güzel. Karşımızdaki karakter bizim söylediklerimizi anlayamaz, ama suratına tükürdüğümüzü görebilecektir. Çok dilli ortamlarda bu tür ifadeleri ingilizce kullanmak, oyunu herkes için daha ulaşılabilir hale getiriyor. Tabi ingilizceniz iyiyse. Yoksa zorlamaya hiç gerek yok.
User avatar
yigit
Posts: 76
Joined: Thu Nov 18, 2004 9:27 am
Location: Ankara

Postby yigit » Fri Dec 29, 2006 10:06 am

Karakter adları

Türkçe dil grubunda yaratılacak karakterlerin adları hakkında bazı öneriler:

1. Türkçe dil grubunda yarattığınız karakterlerinize Türkçe ad koyun. Çünkü,
a. Genellikle hepimiz Türkçe adlar koyuyoruz, sizinki yabancı dilde olursa sırıtır arada, "cins" olur.
b. Burası Cantr, yabancılarla aynı dünya üzerinde yaşıyoruz, arada karşılıklı ziyaretler de oluyor, onlarla karışmamış olursunuz.
c. Karakteriniz doğduğunda yabancı dil bilmiyor, bu yüzden örneğin "Bitterdust" gibi bir söz öbeği onun için tamamen anlamsız olmalı.

2. Karakterlerinizin adına ünvan dahil etmeyin. Doğar doğmaz "Merhaba, ben Kral Hamza" derseniz, bulunduğunuz şehre göre, size gülebilirler, sizi dövebilirler ya da sizi hapse atabilirler. Siz Hamza olarak doğun, krallık konusuyla sonra ilgilenin, "Merhaba, ben Hamza, bir gün bir kral olmak istiyorum" tamamen kabul edilebilir. Belki şehrin kralı bile hoşgörüyle karşılar.

3. Karakterlerinizin adını çok komik ya da çok ilginç yapmayın. "Merhaba, ben Düdükmaymun" diye başlarsınız yaşantınıza, tamam, etrafınızdaki insanlar önce gülüp sonra size şu ya da bu şekilde hitap etmenin bir yolunu bulurlar, ama burası Cantr. Günün birinde karakterinizin birine aşık olması gerektiğinde, ya da örneğin bir orduda yüksek bir subaylık görevine atanmanız durumunda, ya da şehirdeki herkesi öldüren korsanlar tam sizi de kesmek üzereyken kurtarıldığınızda, trajik, dramatik durumlarda bu adı seçtiğiniz için kendinizi kötü hissedebilirsiniz.

4. Karakterinize ad olarak, düşündüğünüz kişiliğe uyan bir sıfat koyacaksanız, yukarıdaki maddeye paralel olarak, bir kez daha düşünün. Eğer kendinize çok güveniyorsanız, karakterinizin adını "Zalim Mehmet" koyabilirsiniz, ya da "Kör Fatma". Ama unutmayın, belki de karakteriniz hayatı botunca birilerine zulmedecek güce ulaşamayacak, bir kenarda, silik bir hayat sürecek. Ya da Fatma, belki de yalnız yaşamak zorunda kalacak, kendi başına idare edemeyecek durumlara düşecek. Önerimiz, yine siz Mehmet koyun, Fatma koyun karakterinizin adını. Gerekirse sonradan kör olursunuz, size zalim demeye de bırakın zulmünüzü çekenler karar versin, siz değil.

Daha da örneklendirelim:

Tyler Durden, Steerpike, Yolgezer, Keloğlan, Tansu Çiller, Jos, Tenten, Merlin, Kont Drakula:
Olmaz. Oyun dışı bilgi kullanıyorsunuz. Dünyada tanınan insanları, film, kitap, masal vesairedeki karakterleri Cantr'a sokmayalım.

Whitewings, Sharpfangs, The Trickmaker, Lucky, Bogeygirl, Adobereader:
Olmaz. Karakteriniz yalnızca anadilini biliyor, bu sözler onlar için anlamsız. Ayrıca, bkz bir alttaki örnek.

George, Henrietta, Sanchez, Natasha, Igor:
Hiç önermiyoruz. Bizim adlarımız genellikle Türkçe. Yabancı gibi olacaksınız, inanın. Hiç gerek yok.

Embesilkedi, Şebekmimikli, Dilleratanzürafa, Fenasi, Kıllıkoltukaltı:
Hiç önermiyoruz. Cantr'ın duygusal olarak çok değişken, kültürler olarak geniş dünyasında, içinde yalnızca mizah barındıran (ya da buna teşebbüs eden) adlar sevimsiz duruma düşebiliyor.

Kadı Hayriye, Kumandan Orkut, Kabzımal Fehmi:
Önermiyoruz. Bu karakterler adlarındaki rütbelere, mesleklere belki de ulaşamayacaklar, anlamsız bir adları olacak bu durumda.

Şanslı Şermin, Bedbaht Babür, Sağır Sayfiye, Zengin Zerrin:
Önermiyoruz. Bu karakterlerin adlarındaki sıfatları oynama fırsatları olmayabilir ya da oynamaları çok zor olabilir.

Tematik Karakter Adları

Karakter adları konusunda kaçınılması gereken bir başka durum daha var. Karakterlerinize birbirine benzer, ya da herkesçe tanınacak bir küme oluşturan adlar koymayın. Örneğin Türkçe dil grubunda yarattığınız dört karaktere "Şahin, Doğan, Serçe, Kartal" adlarını vermeyin, "Eylül, Nisan, Mayıs, Ekim" de olmasınlar, "Doğu, Batı, Kuzey, Güney" ya da "Tarçın, Kekik, Biber, Zencefil" de. Ayrık olsunlar, ilgisiz olsunlar.

Karakterlerinizin adlarını böyle tematik seçmeniz, diğer oyuncuların - ister istemez - bu karakterlerin oyuncusunun aynı kişi olduğunu düşünmesine yol açar. Bu oyun zevkini azaltan bir şey olduğu gibi, bir Ana Kural ihlali doğurmaya çok yatkın bir durumdur. Cantr'da anonimlik esastır, kimse kimin hangi karakteri oynadığını bilmemeli.

Return to “Turk Oyuncular (Turkish)”

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest